Oyuncucom oyuncu_masaoyunlari_okey_adx728x90 Image Banner
Toplam 1 sonucun 1-1 arası gösteriliyor

Konu: Hatay Şehir Rehberi

  1. #1
    Super Moderator
    Kayıt Tarihi
    18 Nis 2004
    Nereden
    BALIKESİR
    Mesaj
    11.863

    Arrow Hatay Şehir Rehberi

    Oyuncucom oyuncu_masaoyunlari_okey_adx120x240 Image Banner


    Bölgesi: Akdeniz Bölgesi
    Yüzölçümü: 5403 (km2)
    Nüfus: (2000) 1.253.726
    Nüfus yoğunluğu: (kişi/km2)
    Plaka kodu: 31
    Telefon kodu: 326
    İlçe sayısı 12
    Vali: Ahmet KAYHAN (2006)
    İnternet sitesi: http://www.hatay.gov.tr



    Hatay Şehir Rehberi

    Antakya yöresini çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra Anadolu'yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin'e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca Mezopotamya'dan Akdeniz'e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgededir.

    Hatay, inanç turizmi merkezleri, antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.


    İLÇELER:

    Hatay ilinin ilçeleri; Altınözü, Belen Dörtyol, Erzin, Hassa, İskenderun, Kırıkhan, Kumlu , Reyhanlı, Samandağ ve Yayladağı'dır.

    Belen: Amanos Dağları üzerinde Akdeniz'i Amik Ovası'na bağlayan en önemli geçitte kurulmuştur. 1550'li yıllarda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan kervansaray, cami ve hamam etrafında gelişmiş bir ilçedir. Soğukoluk (Güzelyayla) ve Atik yaz aylarında büyük ilgi gören yaylalardır.

    Dörtyol: İskenderun Körfezi ile Nur Dağları arasında kurulmuştur. Dörtyol narenciye üretimi, plajları ve Botaş Boru Hattı Tesisleri ile tanınır. Kuzuculu'da bir orman içi dinlenme parkı vardır.

    Erzin: Adana, Osmaniye, Dörtyol ve İskenderun Körfezi ile çevrilidir. Erzin'de narenciye üretimi ve plajları ile tanınır. İlçe yakınında bir orman içi parkı ve Başlamış Köyü'nde bir kaplıca ile madensuyu kaynağı ve bu kaynağın bulunduğu yerde sağlık turizmine yönelik tesisler bulunmaktadır.

    Kırıkhan: Amik Ovası'nda Nur Dağları ile Suriye sınırı ve Hassa ile Kumlu İlçeleri arasında yer alır. Karasu, ilçe sınırları içinden geçer. Hatay'ın tek doğal gölü olan Gölbaşı Gölü (Balık gölü), Kırıkhan sınırları içindedir.


    TARİHİ VE TURİSTİK YERLER

    Hatay ilinin mevcut tarihi yapılarına bakıldığında, geçmiş yüzyıllardaki zenginliği yeterince yansıtmadığı görülür. Bunun sebebi, tarihi boyunca geçirmiş olduğu işgallerin ve şiddetli depremlerin yaptığı yıkımlardır.
    Bugün geçmiş döneme ait buluntular Hatay Arkeoloji Müzesinde korunmakta ve sergilenmektedir. Yapılardan günümüze sağlam ulaşanlardan olduğu gibi, harap durumda olanlar da vardır.
    Hatay turizminin temel yapısını oluşturan tarih ve kültür varlıkları şöyle sıralanabilir:


    ANTAKYA
    HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİ
    ST. PİERRE KİLİSESİ
    ORTODOKS KİLİSESİ (AZİZ PİYER VE AZİZ PAUL KİLİSESİ)
    HABİB NECCAR CAMİİ
    ULU CAMİİ
    ŞEYH AHMET KUSEYRİ CAMİİ VE TÜRBESİ
    TİTUS TUNELİ (ÇEVLİK)
    SU KANALLARI
    ÇEŞMELER
    SURLAR
    HANLAR VE HAMAMLAR
    HARBİYE (DEFNE)
    DEMİRKÖPRÜ
    St. Simone Manastırı (SAMANDAĞ)


    HATAY'IN TARİHİ

    Hatay Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden biridir. 1954-1966 yılları arasında Altınözü,Şenköy,Antakya ve Çevlik’te yapılan araştırmalarda elde edilen ve M.Ö. 100 000-40000 yılları arasına tarihle nen bulgular Orta Paleotrik Dönem özellikleri taşımaktadır. Yine Yayladağı-Kışlak civarında ve Çevlik-Kanal Mağarası’nda,M.Ö..40000-11000 yılları arasında tarihlenen Üst Paleotrik Döneme ait araçlar ve insan kalıntıları ile yine Çevlik’te yapılan 1970-1973 kazılarında Homo Sapiens Çevlikensis’ten kalma kemikler bulunmuştur. Bu mağaralarda insan yaşayışının milattan sonraki yıllara kadar sürdüğü tahmin edilmektedir.
    Bölgede Cüdeyde,Hamam Vadisi,Çatal höyük,Atçana,Ta inat gibi höyüklerde değişik zamanlarda yapılan kazı ve araştırmalarda elde edilen buluntular Hatay yöresinin Neolitik,Kalkolitik dönemlerde ve Tunç Çağı’nda yaygın ve hareketli bir yerleşim yeri olduğunu gösterir.
    Amik Ovası yerleşimlerinde görülen saray mimarisi kalıntıları, Tunç Çağı’nın siyasi yapı ve yaşayışı ile ilgili bazı bilgiler yanında,bu yerleşimlerin beylikler biçiminde örgütlendiğini de ortaya koymuştur.
    İlk Tunç Çağı’ndan itibaren Amik Ovası’nda beylikler Akatların, M.Ö. 1800-1600 yılları arasında merkezi Halpa (Halep) olan Yamhad Krallığı’na bağlı ve başkenti Alallah (Atçana) olan bir beyliğin toprakları içinde yer almıştır. Bir ara Yamhad Krallığı’nın merkezi Atçana’ya taşınmış ve Kral Hammurabi burada M.Ö. 1780-1750 dönemine tarihle nen ve kalıntıları bugün de görülebilen surlarla çevrili bir saray yaptırmıştır. Yöre M.Ö. 17. Yüzyıl sonlarında Hititlerin, M.Ö. 1490’larda Mısır’ın eğemezliği altına girdi.
    M.Ö. 1200’lü yıllarda Amik yöresinde merkezi Kanula (Reyhanlı yakınında Çatalhöyük) olan “Hattena Krallığı”kuruldu. M.Ö. 9. Yüzyılda Hattena ülkesi bütünüyle Asur denetimi altına, sonraki dönemlerde yöredeki Hitit prenslikleri bu defa Van yöresinde yaşayan Urartuların, daha sonra Asurluların eğ emenliği altına girdiler. Bir süre sonra Hitit prenslikleri eridi,birer birer ortadan kalktı.
    Reşideddin Oğuznamesi’ne göre M.Ö.7. yüzyıl ortalarında Ortadoğu bölgesine gelen Türk destan kahramanı Oğuz Han Türklerin “Batak şehir” adını verdikleri Antakya şehrini bir yıllık kuşatmadan sonra zaptetti, burada 18 yıl kaldıktan sonra 626 yılında ayrıldı.
    M.Ö. 6. Yüzyıl ortalarında Antakya ve çevresi Pers İmparatorluğu’nun Kilikya Satraplığı (Valilik) sınırları içinde bulunuyor, Perslere vergi ödüyordu. M.Ö. 333 yılı sonlarında Gülek Boğazın’dan Çukurova’ya inen Büyük İskender’in ordusu bu sırada bölgede bulunan Pers İmparatoru III. Dareios’un ordusu ile İskenderun Körfezi’nin doğu ucunda, Pinaros çayı (Deliçay) kıyısında bulunan İssos’ta savaşa tutuştular. Sonuçta Pers Ordusu yenilgiye uğradı. Savaştan sonra güneydeki liman şehri Myriandros’a geçen ve bu şehrin adını zafer anısına “Alexandreia” olarak değiştiren İskender, Amanos Dağları’nı aşarak Amik Ovası’ndan geçip yoluna devam etti.


    ŞEHİR MERKEZİ ANTAKYA'DAN GÖRÜNÜMLER


    Hatay Künefesi

    Malzeme Yapılışı

    PEYNiRLi KÜNEFE ; 1 kg künefe 800 gr tuzsuz beyaz peynir 300 gr tereyağı Şurubu: 1 kg şeker Şeker üstünü kapatacak miktarda suyla kaynatılarak ağdalı bir şurup elde edilir. Ateşten indirmeden önce biraz limon suyu damlatılır. İnce kenarlı 60 cm çapında bir tepside künefenin ortası açılıp tereyağı konulur. Hafif ateşte yağ künefeye yedirilip elle iyice tiftiklenir. Ateşten indirilen künefe ikiye ayrılır. Aynı tepsiye biraz tereyağı sürülüp ayrılan künefenin yarısı yarım cm. incelikte yayılıp sıkıca bastırılır. Üstüne ufalanmış tuzsuz taze peynir kenarlara taşmayacak biçimde yerleştirilir. Künefenin diğer yarısı peynirin üstünü kapatacak şekilde yarım cm incelikte, düzgün bir biçimde yayılıp, sıkıştırılarak kuvvetli ateşin üstünde hafif hafif döndürülerek altı pembeleşinceye kadar kızartılır. Ayrı yağlanmış bir tepsiye alt üst edilir. Diğer tarafı da kızartılıp pembeleştikten sonra bir tarafa alınır. Üzerine hazırlanan sıcak şurup dökülür. Sıcak servis yapılır.


    Antakya



    Mustafa Kemal Üniversitesi



    Antakya Gece Manzarası



    Sen Piyer Kilisesi


    Sen Piyer Kilisesi bahçesi


    Hatay Müzesinden


    Hatay Müzesinden Mozaik


    Antakya Biberci


    Antakya Evleri


    Habib-i Neccar Makamı; Antakya'da Habib-i Neccar Camii'nin İçinde bulunmaktadır.


    Esnaflar


    Kundura Ustası


    Simitçi Fırını


    El Sanatları







    Hataylı olduğum için Hatay'dan başladım..
    İllerin Tanıtımı devam edecektir.
    Son Düzenleme Esref tarafından 28-06-2007 18:13 de yapıldı.

Bookmarks

Gönderi Kuralları

  • Yeni konular açamazsınız.
  • Konulara cevap veremezsiniz.
  • Eklenti yükleyemezsiniz.
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.
  •